İSA MAHVİ EFENDİ
Önsöz ; Bundan tam 335 yıl önce 1637 yılında Sarıkadılar Köyünde doğmuş ve çocukluğunu köyde geçirmiş olan o dönemin hatırı sayılır Şeyhi, Vaizi, Şairi ve Tasavvufusi İsa Efendinin hayat hikayesini sizlerle paylaşacağım.Yıllar önce tesadüfen bir takvim yaprağının arkasında görüp haberdar oldum varlığından. Osmanlı İmparatorluğu döneminde köyümüz, Gerede’ye bağlı olduğundan bazı kitaplarda Geredeli Mahvi olarak geçmektedir. İsa Efendi yazmış olduğu şiirlerinde Mahvi lakabını kullandığı için İsa Mahvi olarak bilinir. Mahvi ; alçakgönüllü anlamına gelmektedir.
335 yıl önce Köyümüzde İlim ve Edebiyatla uğraşan insanların varlığını görmek ve onların hayatını araştırmak gerçekten heyecan verici. Üstelik babası Ali Efendi ; Anadolu’da kadılık yani mahkeme başkanlığı yapıp adalet dağıtmış bir insan. İsa Efendi bütün hayatını yüce Allah’a adamıştır. Tasavvuf Edebiyatının önde gelen şairlerindendir. Yazmış olduğu ünlü bir gazeli / şiiri bu yazının sonunda göreceksiniz. Yazdıklarının daha iyi anlaşılması ve günümüz türkçesine çevirmesi için bu konuda eğitim gören kızım Eda’dan yardım aldım. Kendisine buradan teşekkür ederim.
İSA MAHVİ EFENDİNİN HAYATI
1637 yılında Bolu’nun Gerede kazasına bağlı Sarıkadılar köyünde doğdu. Îsâ Efendi ilim ve edebiyatla uğraşan bir aileye mensup olup babası Anadolu kadılarından Sukûkî Ali Efendi, dedesi zamanının büyük âlimlerinden Hasan Efendi’dir. Oğlu Muhammed Sâlih Efendidir.
Tasavvuf cenab-ı Allah’ı tamamen tanıyabilme, kendini Allah’ın yoluna adama sanatıdır. Günlük hayatta Allah’tan uzaklaştıran tüm meşkalelerden uzak durmak ve kendini tamamen Allah’a adama sanatına Tasavvuf denilmektedir. Tasavvuf dünyevi meselelerinden ayrılıp uhrevi hayata kendisini adamış kişilerdir.
İlk eğitimini dedesi Hasan Efendi’den aldıktan sonra İstanbul’a gitti. İstanbul’da Bülbülcüzâde diye tanınan, Fâtih ve Ayasofya camilerinin kürsü şeyhi Halvetî şeyhlerinden Karamanlı Abdülkerim Fethî Efendi’den tasavvufla ilgili dersler alırken sarf, nahiv, belâgat ve mantık gibi derslere de devam etti. Halvetiyye’nin Şemsiyye koluna mensup olan hocasına intisap etti ve ondan inâbe alarak ders halkasına katılan tasavvuf tâliplerine ve öğrencilere ders vermeye başladı. Yine hocasından aldığı icâzetle camilerde irşad faaliyetinde bulundu. 1665 yılı başında Orta Cami vâizi olarak ilk resmî görevine başladı. 1684 yılında tayin edildiği Fatih semtindeki Tercüman Yûnus Camii ve Zâviyesi’nde on beş yıl kadar süren vâizlik ve irşad görevinden sonra aynı göreve Sultan Selim Camii’nde 1693-94 ve kısa bir müddet Fâtih ve Beyazıt camilerinde devam etti (Tezkiretü’ş-Şu‘arâ, s. 617). Nihayet 1711 yılının sonunda Süleymaniye Camii kürsü şeyhliğine tayin edildi ve ömrünün sonuna kadar bu görevde kaldı. Îsâ Efendi, bu görevi yürütürken ilerlemiş yaşına rağmen hac vazifesini de yerine getirdi. İstanbul’a dönüş yolunda Şam’da 22 Ramazan 21 Eylül 1715 tarihinde vefat etti ve Muhyiddin İbnü’l-Arabî Türbesi’ne defnedildi. Bursalı Mehmed Tâhir onun mukaddes bir yolculuk esnasındaki ölümünü, “Îsâ öldü fakat sevgisi ölmedi” sözünün sırrına mazhar olması şeklinde ifade eder.
NUTK-İ ŞERÎF
Bulmak dilersen dâim se’âdet
Cân ü gönülden Allah’a yalvar
Gafletde kalma eyle ibâdet
Cân ü gönülden Allah’a yalvar
Aldanma zinhâr fânî cihâna
Takvâ vü zühdü kût eyle câna
Uçmak dilersen bâğ-ı cinâna
Cân ü gönülden Allâh’a yalvar
Kaldır dilinden kesret hicâbın
Sırrında oku vahdet kitâbın
İçmek dilersen vuslat şarâbın
Cân ü gönülden Allâh’a yalvar
Yoklukda yokla ma’nâyı Mahvî
Maksûdu anla sarf eyle nahvi
Merdûd-i râh ol gel iste sahvi
Cân ü gönülden Allah’a yalvar
Şeyh İsa Mahvi
Anlamı ;
Daim mutluluğu bulmayı istiyorsan can-ı gönülden (içtenlikle) Allah’a yalvar
Gaflette kalma (vurdumduymazlık, dikkatsizlik etme) ibadet et can-ı gönülden Allah’a yalvar
Bu gelip geçici dünyaya sakın inanma, takva ve zühd ile kuvvetlendir, güçlendir bedenini.
(Takva:günahlardan, yasaklardan çekinmek. Zühd dünyaya fazla rağbet göstermemek, hırslanmamak.)
Cennet bahçesinde uçmak istiyorsan gönülden, içten Allah’a yalvar
Dilinden çokluk perdesini kaldır, sırrında oku birlik kitabını.
(Dünyada çokluk olsa da yaratıcısı, ilahı birdir.)
Kavuşma şarabını içmek istiyorsan ( Sevdiğine yani yüce Allah’a kavuşmak, o birleşmeyi mutluluğu yaşamak istiyorsan anlamında) can-ı gönülden Allah’a yalvar
Anlamı yoklukta ara Mahvi, niyeti harcamada tüketmede anla.
Reddedilmişlerin yolunda bile olsan kendini kaybetme halinden gel uyanmayı ayılmayı iste, can-ı gönülden Allah’a yalvar