Orman yandı ardından maden başvurusu geldi
Ankara’nın Kızılcahamam ilçesinde otluk alanda başlayıp, Gerede Demirler Köyü’nde ormanlık alana yayılan yangınının ardından aynı bölgede maden şirketi ruhsat başvurusunda bulundu. Bolu yerel gazeteleri: “Bu durum tesadüf mü, yoksa planlı bir doğa katliamının parçası mı?” diye sordu.
Ankara’nın Kızılcahamam ilçesinde otluk alanda başlayan yangın Bolu’nun Gerede ilçesinde ormanlık alana sıçramıştı. Yangın nedeniyle Gerede’nin Demirler Köyü tahliye edilmiş ve dekarlarca ormanlık alan kül olmuştu. Ne tesadüf ki, yangın çıkan alanda maden aramak isteyen bir şirket ruhsat başvurusunda bulundu.
Gerede’de şüpheli gelişmeler
Geçtiğimiz yıl Bolu’nun Gerede ilçesine bağlı Demirler Köyü’nde büyük bir orman yangını meydana gelmişti. Ankara’nın Kızılcahamam ilçesinde başlayan yangın kısa sürede sınırı aşarak Gerede’ye ulaşmış ve ormanlık alanda büyük tahribata yol açmıştı. Tahliye edilen köyde dekarlarca ormanlık alan kül olmuştu.

Yanan alanlara maden şirketinden ruhsat başvurusu
Yangının hemen ardından yaşanan bir gelişme ise kamuoyunda ciddi soru işaretlerine yol açtı. Aynı bölgede, ormanların küle dönmesinden sonra bir maden şirketi Bolu Çevre İl Müdürlüğü’ne ruhsat başvurusunda bulundu. Bu gelişme, doğa severler ve çevre örgütleri tarafından “manidar” bulundu.
Tesadüf değil, planlı bir süreç mi?
Orman yangınlarının ardından doğa tahribatı üzerinden çıkar sağlama girişimlerinin yeni bir örneği olarak gösterilen bu durum, birçok kişi tarafından “tesadüf olamayacak kadar dikkat çekici” olarak değerlendiriliyor. Ormanların yok edilerek yerine maden projelerinin planlanması, çevre koruma bilincine ağır bir darbe vuruyor.
Halk ormandan uzaklaştırılıyor, doğa sahipsiz bırakılıyor
Uzmanlar ve doğa savunucuları, ormanların korunması için halkın dışlanmasının doğru bir yöntem olmadığını savunuyor. Aksine, halkın ormanlardan uzaklaştırılması, bu alanların daha da sahipsiz ve korunmasız kalmasına neden oluyor.
Şeffaflık ve denetim eksikliği gözler önüne serildi
Bu süreç, çevresel denetimlerin ve kamuoyuna bilgi verilmesinin ne kadar yetersiz olduğunu da gözler önüne serdi. Yangın sonrası yapılan ruhsat başvurusu, kamuoyunun haberi olmadan ilerlemiş ve tepki ancak geç ulaştırılabilmiştir. Şeffaflığın olmaması, kamu güvenini zedeliyor.
Çevre örgütlerinden tepki
Çevre örgütleri ve sivil toplum kuruluşları, bölgedeki sürecin detaylı olarak incelenmesini ve olası çıkar ilişkilerinin araştırılmasını talep ediyor. Gerede’de yaşanan bu olayın yalnızca yerel değil, ulusal ölçekte bir çevre sorunu olduğu vurgulanıyor.
Ormanı korumak halkla mümkün
Uzmanlar, çevre koruma politikalarının daha şeffaf, denetlenebilir ve halkın katılımına açık şekilde yürütülmesi gerektiğini belirtiyor. Ormanları korumanın en etkili yolu, doğrudan halkla birlikte hareket etmekten geçiyor.
Kaynak: Bolu Gündem
Yorum yapacak bir şey yokkki .kimlerin yaktığı belli yaktıranlar belli, göz yumanlar belli . Yarın aynı şeyin güzelim Mengenimizde olmayacağı ne malum. Kışın orman yangını olan helikopterle bu yere sahip olacak kişilerle gezen kim.? İşte sorumlular bunlar . Yer altı zenginliklerimiz böyle teker teker elden giderken esas göz yumanlar, ve sorumluluk her zaman ülke halkıdır .