Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mengen °C
(<)img src="https://placehold.it/120x600">
deneme kod arasında img'den önce ve en son (<)kapama işareti arasında boşluk olmayacak < img src="https://www.5banners.com/store/img/cms/00102.gif" >

WNBA’de Mengenli Bir Yönetici: Cem Şencan

WNBA’de Mengenli Bir Yönetici: Cem Şencan
12.09.2026
80
A+
A-

İlçemizden yetişen değerlerden Cem Şencan WNBA’de görevini sürdürüyor. İlçemiz Türkbeyli Mahallesinden Koca Mehmet’in torunu, Ayşe Aydoğan’ın oğlu, Leyla Aydoğan, merhum Ümit Aydoğan ve Metehan Aydoğan’ın yeğenleri Cem Şencan hem ilçemizi hem ülkemizi gururlandıran çalışmalara imza atıyor. WNBA’deki başarılı çalışmalarını ve kendisiyle yapılan bir röportajı sizlerle paylaşıyoruz.


“Son yıllarda ABD’de ve Kanada’da kadın basketbolun ve buna bağlı olarak WNBA’in yıldızı parlıyor. Ligde seyirci ve gelir patlaması yaşanıyor, yeni takımlar kuruluyor. İşte bu yeni takımlardan Toronto Tempo’nun yöneticilerinden biri de Cem Şencan. Şencan’la Kanada’daki basketbol tutkusunu ve spor salonu yöneticiliğini konuştuk.


Cem Şencan (46) basket­bol sahalarına koçluk ha­yaliyle yanıp tutuşur­ken adım attı. Ama 20 yıl evvel ABD’de yaptığı spor yönetimi yüksek lisansı bir anda önünde bambaşka bir yol açtı. Önce Tür­kiye Basketbol Federasyonu’nda çalıştı ve 2010 Dünya Şampiyo­nası’nın düzenlenmesinde görev aldı. Daha sonra Ülker Arena’da etkinlik direktörlüğünü üstlendi. Son olarak 2015 ile 2019 arasın­da dört yıl boyunca Volkswagen Arena’nın müdürüydü. 2019 so­nunda Kanada’nın Toronto şeh­rine taşındı. Önce York Üniver­sitesi’nde tesis müdürlüğü yap­tı. Bu yılın mart ayından beri de WNBA’in çiçeği burnunda takı­mı Toronto Tempo’nun arena/ salon direktörü.

Türkiye’de önemli tesisler­de çalışmıştınız. Kuzey Ame­rika’ya giderken edindiğiniz en değerli deneyim neydi?

Buraya ilk iş başvurusu yapar­ken her işi yaptığımı söylüyor­dum. Bana pek inanmıyorlardı. Ama hakikaten sorunun kısa ce­vabı aslında çok yönlülük. Bu çok yönlülüğü de üç büyük kurum­da dörder yıl çalışarak edindim. Mesela 2010 Dünya basketbol şampiyonasındaki görevim çok temel bir pozisyondu. Bütün or­ganizasyonu ve lojistiği orada öğ­rendim. Üstüne Ülker Arena’da nasıl değer yaratıldığını gördüm. Volkswagen Arena’da hem bas­ketbol hem müzik konusunda us­talaştım.

2019’da Kanada’ya taşındı­nız ve York Üniversitesi’nde işe başladınız. Kanada’nın en büyük üniversitelerinden bi­risi. Nasıl bir iş yükünün al­tında buldunuz kendinizi?

Orada bütün spor tesislerinin müdürüydüm. İki stadyum, biri küçük üç çim saha, iki beyzbol sa­hası ve bir de büyük rekreasyon merkezi vardı. Bütün bu tesisle­rin bakımı onarımı, ekipmanları­nın yapılması, bütün kapital yatı­rımları işi bendeydi. Büyük stadı futbol sahasına dönüştürme ope­rasyonu devam ederken işe baş­lamıştım. Yapay çime dönüştürü­lünce üç profesyonel futbol ve bir de ragbi takımı yazın orada oy­namaya başladı. Bu sebeple nere­deyse 12 aylık bir işe dönüştü.

Bu yılın mart ayında da WNBA’in yeni takımı Toron­to Tempo’da venue operati­ons director yani arena ope­rasyon direktörü olarak baş­ladınız öyle mi?

Doğru. Toronto Tempo’da sa­lonun değil takımın çalışanıyım. Çünkü Tempo’nun kendi arena­sı yok. Ama Kanada’da başka sa­lonlarda da oynuyoruz. Benim görevim bu sebeple doğan bir ih­tiyaç. Aslında şöyle özetleyebili­rim pozisyonu: Arena içinde olan her şeyden doğrudan ya da do­laylı sorumluyum. Parkeyi kendi elimle kurmuyorum ama hakika­ten bununla ilgili her planlamayı yapıyorum. Mesela geçen hafta parkemiz buradan iki TIR’la Van­couver’a gitti. Orada sahayı kur­mak için gerekli kişilerden fork­liftlere, temizlikten parkenin To­ronto’ya geri dönmesine kadar tüm işler bende.

Kadın basketbolu Kuzey Amerika’da son derece yükse­len bir değer. Nasıl bir seyirci ve ortam var maçlarda?

Gerçekten beni en çok etkile­yen o oldu. Burada kadın sporla­rı müthiş ilgi görüyor. Her yaş­tan ve toplumun her kesiminden basketbolsever geliyor maçlara. Kız çocuklarını daha çok görüyo­rum. Kadın takımı olmamıza kar­şın erkek seyirci de çok. Beni çok şaşırtan bir şey anlatayım: 14 Ni­san’da portatif sahamızın açılışı­nı yaptık. Nasıl bir dizayn olacak, hangi renk olacak, neye benzeye­cek bilinmiyordu. Bu etkinliğe de ‘before the bounce’ yani daha ‘top sahada sekmeden önce’ dedik. Hiç oyuncumuz yok, sadece koç­lar var. Dans takımı yeni seçilmiş ama maskot yok. Sadece “gelin salonu görün” diyebileceğimiz topu topu bir saatlik bir etkinlik. Galiba 8000 kişi geldi. Gerçekten inanamadım!

Peki saha kenarı koltuklar­da durum nedir?

Genelde hepsini sezonluk sa­tıyoruz. Ayrıca ünlülere ayrılmış koltuklarımız da var. Benim ta­nıdıklarımdan ünlü yönetmen James Cameron geldi. Hatta çok güzel bir şey yaptı bizim eğlence ekibi. Meşhur Leonardo ile Ka­te Winslet’ın olduğu sahneyi se­yirciyle yapıyorlar: Titanic Cam. En son kamerayı Titanic’in de yö­netmeni olan James Cameron’a çevirdiler. Bizim takımın küçük ortaklarından yayıncı Lily Singh, Kate Winslet oldu. James Came­ron da arkadan tutan Leonardo.”

Kaynak: https://www.dunya.com/dunya-plus/wnbade-bir-turk-yonetici-cem-sencan-haberi-837841

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.