Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mengen °C
(<)img src="https://placehold.it/120x600">
deneme kod arasında img'den önce ve en son (<)kapama işareti arasında boşluk olmayacak < img src="https://www.5banners.com/store/img/cms/00102.gif" >

AŞK DİLİNDEN – Filiz KALKAN

Filiz Kalkan
Köşe yazarımız Bolu'da görev yapan Mengenli değerli bir Edebiyat alanı öğretmenidir.
24.07.2024
6.496
A+
A-

AŞK DİLİNDEN

Aşk dilde, kandil elde girdim bir deryâya, buldum eşsiz mânâ, hâle bin tercüman.  Bir deryâ ki ibtilâsı aşka, bir deryâ ki ruhlara şifâ, bir deryâ ki sözde nakış, bir deryâ ki dilde safâ… Bâdehû gördüm,  bir divân bin lezzet, bir gazel bin ıtır, bir beyit bin sözde bir berceste idi. Aşka dâir bir yol ise maksat, dedim; âşık dile gelsin, döksün içini eflâke. Şâir de bir âşık yahut yaralı bir kuş değil mi? O hâlde bir baş sallaması sonrası haydi şiirde aşka.

İkrâr verdim:

Aşk… Âlemin yaradılışının özü, ezelden beri vâr olmuş ebedî kaynak, gönüllerde otağ kurmuş bir şah. Ben sussam hatırdadır şu söz, hem sahibi Hz. Mevlânâ, “Yaratıldı yaratılalı göklerin dönüşünü aşk dalgasından bil. Aşk olmasaydı dünya donar kalırdı.” (Mesnevî)

Âşığa adadığım bu yola çıktım ki bir adım sonra aşkın söz ustası Fuzuli’ye rast geldim,

 “Aşk imiş her ne var ise âlemde

Gerisi bir kıyl ü kâl imiş ancak”

diyerek söze girdi. Aşk her cümlede baş konuk ille anladım ki. Âlemde her ne var ise odur, ondandır. Gayrisi boş söz, dedikodu. Hakkı teslim edeyim derken Yenişehirli Avnî’nin sesi enginden kulağıma çalındı,

“Sanman ki taleb-i devlet ü câh etmeğe geldik

Biz âleme bir yâr için âh etmeğe geldik”

Yâ Râb, bir doğum ancak böylesine müdhiş mânâ bulur, diyerek dünyaya gelişine bir dilber için âh etmeyi yegâne amaç edinen âşığa gıpta ettim. Bu razılığa hayrân olup hem. Dünyada her şey aşk etrafında vücûd bulunca eşref-i mahlûkatın dünyaya geliş gayesi, ‘bir yâr için âh’ oluvermiş. Buna gönüllü hem de dünya malından, mevkiinden müstağnî âşık, sen çok yaşa! Cefâyı safâya yeğleyen gönül, berhudâr ol!

Kudretli bir hükümdar ve o evsafta bir şâir… Ayrı bir dile geliş sözde, ayrı bir asâlet, ayrı bir ihtişâm… Fatih Sultan Mehmed Han, nâm-ı diğer Avnî. O da aşka teslim, o da hikmete vâkıf, dâvudî perdeden fermân eyledi,

“Aşk derdidir cihânda âşıka maksûd olan

Vasl-ı dilberdir hemân dâr-ı dünyâdan garaz”

Aşk derdine kapılarını ardına kadar açan âşık, her dem vuslat ümmidiyle hemhâl. Bir gelse sevgili meclise, yeri mâlûm; başlar üzeri, hatta destârın kenarı. Çünkü o, bir gül goncesi.

“Sen kim gelesin meclise bir yer mi bulunmaz

Baş üzre yerin var

Gül goncesisin kûşe-i destâr senindir

Gel  ey gül-i rânâ” (Nedîm)

Sevgili sultandır. Ondandır bir meclise geldiğinde en başa geçmesi, ondandır diğerlerinden âlâda eğleşmesi. Öyle bir gül goncesidir ki onu koklamaya yürek ister ve. Ona arz-ı hâl etmeye cesaret ister. Amma ki aşk derdinden hasta düşmüş, güçsüz kalmış yüreğinde cesaretin emaresi barınamaz, garip âşığın böylesi bir saâdete dayanamayacağı âşikâr, dillerinin lâ’l olacağı da.

“Arz-ı hâl etmeğe cânâ seni tenhâ bulamam

Seni tenhâ bulıcak kendimi asla bulamam”

Bu acziyeti Salikî ne özge şerh edecek demeden söyleyiverdim beyti. Hem vuslat özlemi çeker, hem vuslattan rücû eder bir âşık. Çünkü, aşk derdiyle hemsâye olmuş âşığın derdidir devâsı.

Söze başladık yolun başında ancak bu yol onun yolu imiş. Fuzûlî aldı sözü nâgehân,

“Aşk derdiyle hoşem el çek ilâcımdan tabîb

Kılma dermân kim helâkim zehr-i dermândadır”.

Mecnûn’un ağzından şiddetle çıkan bu yakarış her dem taze. Yürek parçalanır bu elemle biteviye. Âşığa derman zehr oluverir nasıl da. Tabîb nâçâr, devâ nâçâr… Ezelden, “Belâ!” demiştir âşık da, aşk derdini ister; ünsiyet peydâ eylediği cefâya tâlib, aşk derdi ile hoş, ellere nesi! Hem Zâtî şâhid, peri kadar güzel sevgili, âşığın düşüne gireceğini müjdeleyince yıllar yılı uyku nedir bilmemiştir âşık,

“Ayıttı ol perî bir gün düşüne girüren bir şeb

Sevincimden nice yıllar geçibdir görmedim uyku”.

Kalbini bin parçaya bölen sevgilinin gamzesinin oku, âşığa ihsândır anlayıverdim, söyleşmeye devam eder iken şuârâ ile. Nasıl ki dermâna kilit vurdu âşık, peykân’a –eğer sevgiliden gelecekse- kucak açmasını bildi o ısrarla işte; onu çıkarmak şöyle dursun sarıldı sımsıkı ona. Gönlünden yeğ tutarak onu, gönlünden vazgeçerek, gönlünü hakîr görerek… Sevgiliden gelen her ne ise buyursun, değersiz beden sevgilinin okuna fedâ olsun. Eğer ondan bir parça olan oku çıkarmak isterseniz, okun zevkini tatmış gönlü çıkarıp alın, zirâ iflâh olmaz onsuz gayrı bu gönül.

“Çıkarmak etseler tenden çekip peykânın ol servin

Çıkan olsun dîl-i mecrûh peykân olmasın Yâ Râb”(Fuzûlî)

Nef’î üstâd çıkageldi de bir yüzyıl sonra mevzûya şerh yazdı. Elest bezminden âşinâ değil miydi âşık sevgiliye, sevgilinin gamzesine. O hâlde şaşırmayın bu bitip tükenmez aşka. Bir âşinalık ki, ufacık bir bakış eliyle de olsa gönlü esîr eylemiştir kadîm bağlarla.

“Gönlü dilberden kesilmezse aceb mi âşıkın

Gamzesiyle tâ ezelden âşinâdır neylesin”

Gönlüyle birlikte benliğini sevgilide yok eden âşık, öldüğünde sevgilinin basıp geçtiği yollarda yatmayı diler. Celili âşığı, ölümde dahi ırak etmek istemez sevgiliden de, öylece dillendirir bitmeyen bir ümitle,

“Öldükte bu ben hasteyi eşk ile yusunlar

Cânâne güzâr ettiği yollarda kosunlar” .

* * *

Varaklara nakış nakış dizilmiş incilerden bir miktarını aldım ki kâğıda bir nağme düştü o tesirle. Bir deryâya girdim ki aklım şaştı. Şuârâ ile söyleştim dilim dolaştı. Şimdi söyle ey kârî, aciz olan âşık mı, tezahür eden bir dizi inciyle ikrâra yeltenen yazıcı mıdır? Şaştım.

2008

Filiz KALKAN

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR