Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mengen °C
(<)img src="https://placehold.it/120x600">
deneme kod arasında img'den önce ve en son (<)kapama işareti arasında boşluk olmayacak < img src="https://www.5banners.com/store/img/cms/00102.gif" >

HER DÜZEYDEKİ ÖĞRENCİ

HER DÜZEYDEKİ ÖĞRENCİ
26.01.2024
481
A+
A-

Eğitim bilimci Doç.Dr.Ayhan Ural’ın eğitime dair sorgulayıcı ve sorgulatıcı köşesinin bu haftaki yazısını paylaşıyoruz.


HER DÜZEYDEKİ ÖĞRENCİ



Eğitim sistemine ilişkin her düzeydeki öğrenci görüşlerini yansıtmaya çalışacağız bu yazıyla. Başlayalım hemen zaman kaybetmeden, elde ettiğimiz bulguları koyalım ortaya. Şimdilik yorum yapmadan, salt topladığımız bilgileri paylaşalım sizlerle. Mutlaka sizlerin de ulaştığı bilgiler vardır bu konuda. Onları da konuşabilir, tartışabilir, yorumlar yapabilir, farklı yargılara ulaşabiliriz. Burada buluşmamızın temel gerekçesi de böyle bir amaç gerçekleştirebilmeye dayanmaktadır.

Geçmiş gözlemlerimizi yeterli görmeden, geçmişteki düşüncelerin değişebileceği görüşünden hareketle yeni veriler toplayacağız. Her düzeydeki öğrenciye soracağız araştırma sorumuzu: Ne derece memnunsunuz eğitim sistemimizden, eğitim düzeneğimizden, eğitim felsefemizden, eğitim anlayışımızdan, eğitim uygulamalarımızdan, okullarımızdan, okuldan…? Her düzeydeki öğrenciye, anlayabileceği bir şekilde yapılandırılarak sorulacak sorumuz. Çoktan seçmeli soracağız bu soruyu. Örneğin, “aşağıdakilerden hangisi karpuzdur?” sorusu gibi sorulacaktır sorular. İnancımız odur ki; soruyu çoktan seçmeli sorarsak, öğrencinin işini de kendi işimizi de her zamanki gibi kolaylaştırırız. Yeterince kolaylaştırmadık mı işimizi, bu ve benzeri uygulamalarımızla? Yeterince gönenç içinde değil miyiz sanki?

Soruyoruz sorumuzu… İlginçtir beklemediğimiz bir şey oluyor. Sorumuz karşısında susuyor ve gözümüze bakıyor her düzeydeki öğrenci… Soruyu yineliyoruz, anlaşılmadığımız savıyla. Anlatamadığımız olasılığı, olmadığından anlayışımızda. Yinelenen soruya hemen cevap vermesini bekliyoruz. Bize göre anlamsız olan bakışını ısrarla sürdürüyor, sürdürüyor… Sonradan öğreniyoruz, meğer bu bakışlarıyla konuya ilişkin düşüncelerini anlatıyormuş. Konuşması için bazı istekleri varmış kendince, tehdit içermeyen, yapılamaz olmayan, masum, çocukça birkaç istek. Buradan sonrasını kendisinden, her düzeydeki öğrenciden dinleyelim.

…”sorunuzu çoktan seçmeli olmaktan çıkarıp açık uçlu sorarsanız cevaplarım. Bir defasında, aşağıdaki yuvarlaklardan hangisi karpuzdur? tipi sorularınızla, Japonların ürettiği kare-dikdörtgen karpuzu algılayamadığımı hatırlatırım sizlere… Ne olduğunu gördüğüm, ancak niçin olduğunu hiçbir zaman anlayamadığım, sorgulayamadığım sorularınıza verdiğim cevaplarla öğrendiğimi düşündüğünüz programınız… Beni, onlar ve sizin yüklediğiniz anlamları dışında benim için hiçbir anlam, geçerliği, güvenirliği ve değeri de olmayan rakam veya harflerle bütünleştirerek ifade eden öğretmenleriniz. Anne-babalarımızın bile bizleri derece yapar varlıklar olarak algılamalarını sağlayan yarışmacı eğitim anlayışınız… Çoktan seçmeli sorunuzu değiştirip açık uçlu, dilediğimce konuşabileceğim bir soru biçemine dönüştürmenizi isteyeceğim. Eğer böyle bir hakkım varsa…”

Konuşmasını sağlamamız gerekiyor, araştırmanın amacına ulaşması için. Bu koşulu kabul etmeliydik diye düşünerek sorumuzu her düzeydeki öğrencinin cevaplayabileceği açık uçlu soru biçiminde yönelttik her düzeydeki öğrenciye.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.