MENGEN’DEN İKİ SEÇENEK – HAKİKATLER ANCA BÖYLE ORTAYA ÇIKAR
HAKİKATLER ANCA BÖYLE ORTAYA ÇIKAR
Geçen haftaki “‘Sayın Erhan Beykoz ‘un affını rica ediyorum” başlıklı yazım, bilhassa internet ortamında oldukça yankı buldu. Yıllardan beri bütün okuyucularımdan ve dostlarımdan şunu rica ederim: Arkadaşlarım, sevgili kardeşlerim benim yazılarıma arzu ettiğiniz şekilde cevap verebilirsiniz. İstediğiniz gibi yazabilirsiniz. Sizlerden ricam sadece ve sadece hüviyetinizi gizlememeniz. Açık adresiniz ve hüviyetinizle bana yapacağınız eleştirilerin başımın üstünde yeri vardır. Hatta hatta eski gazetelerim Bolunun Sesi, Bolu da Yeni Hayat ve Bolu Gündem gazetelerinde bu konuyla ilgili özel yazılarımda vardır. Bütün buna rağmen arkadaşlarımız, dostlarımız nedense yine adreslerini ve isimlerini yazmazlar.
Aslında bu hafta sayın Baykal ‘ın Bolu ya gelip gelmeme konusuna bir kez daha değinecektim. Genel Yayın Yönetmenimiz Sayın Süha Alparslan’ın konuyla ilgili araştırması 08 Ocak 2015 Perşembe günkü nüshamızda yayınlanmış. Ancak son yıllarda görülmemiş bir Karakışın etkisinde kaldığımızdan Perşembe , Cuma ve Cumartesi günleri evden adımımı atamadım. Perşembe günkü haberi inceleyemedim ve gerekli fikir jimnastiğini yapamadım. Eğer, Yüce Allah nasip eder de önümüzdeki Pazartesi tabiatıyla havalarda böyle olup , sokağa çıkmam engellenmezse aynı konuya bir daha değinmek isterim.
MENGEN’DEN İKİ SEÇENEK
Bu haftaki sütunumuzu İlgi çekeceğinizi zannettiğim Mengen yemekleri ile ilgili haberlerle dolduralım. Eski tarihlerde katıldığım yemeklerle ilgili bir şeyler karaladığım zaman kimi okurlarım (Yener Abi yine yeme-içme yazısı yazmış ) , diye kıskançlıklarını dile getirirlerdi. Aslında benim yeme-içme yazısı yazacak bir birikimim ve kültürüm yoktu. Bu kadar şöhretime rağmen ancak yumurta pişirmesini bilirim. Bana yeme-içme yazısı yazıyor dendiği tarihlerde de gazetelerimizde de bu kadar yeme-içme yazısı yazılmazdı. Şimdilerde ise tüm Basında bilhassa Pazar ilavelerinde her taraf yeme-içme yazıları ile doldu. Ayrıca televizyonlarda da saatler süren yeme-içme programları yayınlanıyor. Yüzlerce yeme-içme yazısı yazan gazetecimiz oldu. Bunların içinde bana göre en meşhurları Prof.Dr. Güngör URAS- müstear ismi Ali Rıza KARDUZ – , Vedat MİLLÖR, Mehmet YAŞİN gibiler . Ayrıca kelli felli profesörlerde yeme-içme yazısı yazmaya başladılar.
Bu girişten sonra Mengen’ imsizin son yıllarda yetiştirdiği genç ve meşhur şef Eyüp Kemal SEVİNÇ’İN Milliyet Cumartesi ekinden alıntılar yapalım. İtiraf etmeliyimki bazı Mengen yemeklerinin isimlerini ilk defa duyuyorum. Her halde ben yeme-içme yazarı olsaydım bu yemeklerin isimlerini de çok rahatlıkla bilebilirdim. Ne de olsa Mengen bizim canımız ciğerimiz. Mengen’imizin çok çalışkan ve yakışıklı belediye başkanımız Turhan BULUT kardeşimiz , havaların müsait olduğu bir gün Mengen’e davet ederse keşli cevizli kaz ciğeri yiyebiliriz. Keşli cevizli kaz ciğerinden vazgeçtim, Belediye seçimlerinden sonra bir peynir pena bile yiyemedik.
Bolu Gündem
sevgili yener abim yazınızı okudum,memnun oldum mengeni sevmek mengeni hatırlatmak çok güzel olmuş,bir mengenli olarak mutluluk duydum,yazınızın sonunda keşli cevizli kaz ciğeri ve peynir pane yemenizi talepte bulundunuz bunu havaların açık olduğu birgünde sizi mengen e davet ederek lütfederseniz ikramı yapmak isterim,saygılar hörmetler yener abiciğim