Tarihte Bugün – 1944 Depremi; “İstanbul’daki Aşçılar Ailelerinden Haber Alamadı”
1 Şubat 1944 sabahı saat 05.21 de, 7,3 şiddetinde meydana gelen deprem Mengen, Gerede, Çerkeş ve Bolu’da büyük; komşu Ankara, Zonguldak illerinde de önemli hasarlara neden oldu. Buralarda binlerce kişi ölmüş, yıkılan ve harap olan evler de yirmi üç binden fazla olmuştu.
1944’de gerçekleşen 7.3 büyüklüğündeki bu deprem sonrası, dönemin gazete sayfalarında geçen bir cümle İstanbul’da yaşayan Bolulu aşçılar ile ilgiliydi.
1 Şubat 1944 tarihinde Kuzey Anadolu Fay Zonu’nda, Bolu-Gerede arasında, 7.3 büyüklüğünde çok yıkıcı bir deprem oldu.
Bolu tarihinin en büyük, Türkiye tarihinin ise Erzincan depremi ve 99 Marmara depreminden sonra en fazla can kaybının yaşandığı üçüncü büyük deprem olarak tarihe geçen felaketin yetmiş yedinci yılı.
4 BİNE YAKIN ÖLÜ
Edirne, Çanakkale, Kayseri, Sivas, İzmir, Antakya ve Erzincan’dan bile hissedilen sarsıntıda, Bolu’daki cami minareleri, hükümet binası, ortaokullar, kız enstitüleri ve PTT binaları da dahil 20 binden fazla bina yıkılmıştı. 5 sene önce yaşanan büyük Erzincan depreminden çok daha şiddetli olmasına rağmen çok daha az kayıp yaşayan Bolu’da şehir merkezinde 2 bin 314 kişi hayatını kaybederken, ülke genelinde 3 bin 959 kişi felakete kurban gitmişti. Erzincan’da çoğu kerpiçten yapılan 116 bin 720 ev yıkılırken, 32 bin 962 kişi hayatını kaybetmişti. Dönemin uzmanları bu durumu Bolu’daki çoğu evin sağlam ve ahşaptan yapılmasıyla açıklıyor.
SİYASİLER İLGİSİZ
Fırınlar yıkıldığı için ekmeğe ulaşamayan, Şubat’ın karlı ve soğuk günlerinde parklara ve bahçelere yaptıkları kilim, çul ve tahtalardan yapılan barakalarda kalan çaresiz vatandaşın durumuna o dönemin şahitlerinden köşe yazarı Vahap Tuncer, Bolu Sesimiz gazetesinde değiniyor. Zelzede yıkılan Bolu ortaokul öğrencilerinin çeşitli illere, 34 kişilik bir kafilenin de Haydarpaşa Lisesi’ne yerleştirildiğini anlatan Tuncer, depremde birçok yardımın da Bolu’ya ulaşamadığını anlatıyor. Depremin Ankara’ya çok yakın olmasına ve Erzincan depreminden çok daha şiddetli olmasına rağmen hükümet yetkilerinin ilgisizliğinden yakınıyor. 6 Şubat 1944 tarihli Akşam gazetesi ise deprem bölgesinde 4 bin 611 ölü olduğunu haber verirken, felaket yararına Ankara Gar Gazinosu’nda tertip edilen çay partisinde zamanın başbakanı Şükrü Saracoğlu’nun ‘harmandalı’ oynadığını ve dakikalarca alkışlandığını yazıyordu.
HEM SAVAŞ, HEM DEPREM
Bu deprem sonrasında Bolu’da ciddi tedbirler alınıyor. Üç katlı evlerin bir katları yıkılırken, yeni yapılara iki kattan fazla ruhsat verilmiyor. Ayrıca savaş dönemine ait uygulamaların halkı zor duruma sokması ve genç nüfusun askere alınması sebebiyle üretim durma noktasına geliyor. Ekmek karne ile satılıyor, temel gıda maddeleri tükeniyor. Depremden sağ çıkmayı başaran yaşlı ve hastalar ise bu sefer soğuktan hayatını kaybediyordu. Kış şartlarında yakalandığı bu depremde kendi yarasını kendi sarmaya çalışan her vatandaşımız birbirine sahip çıkmış ve bu felaketin acılarını ekmeğini komşusuyla paylaşarak sarmıştı.
AŞÇILARIN GÖNDERDİĞİ TELGRAFLAR CEVAPSIZ KALDI
5 Şubat 1944 Cumartesi Tarihli Akşam Gazetesi’nde şu ifadelere yer verilmiş:
Şehrimizdeki ahçılık yapan birçok Bolulu vardır. Bunlar ailelerinden haber alamamışlardır. Çektikleri telgraflara da hatlar bozuk olduğundan cevap alamamışlardır.”
Gazeteler İçin Kaynak: Bolu Gündem















