Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mengen °C
(<)img src="https://placehold.it/120x600">
deneme kod arasında img'den önce ve en son (<)kapama işareti arasında boşluk olmayacak < img src="https://www.5banners.com/store/img/cms/00102.gif" >

Gastronomi öğrencisinden “Bir Şiir Bir Nefes” yarışmasında büyük başarı

Gastronomi öğrencisinden “Bir Şiir Bir Nefes” yarışmasında büyük başarı
03.05.2024
700
A+
A-

Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından düzenlenen “Bir Şiir Bir Nefes” temalı Şiir Okuma Yarışması’nda Bolu’da ilçemizi temsil eden AİBÜ Gastronomi bölümü  öğrencisi Sabri Yıldız büyük bir başarı elde etti.


Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından Türkiye genelinde düzenlenen Kültür ve Sanat Yarışmaları kapsamında 27 Ekim 2023 tarihinde Bolu’da “Bir Şiir Bir Nefes Şiir Okuma Yarışması” yapıldı.
Finalde 18-25 yaş erkekler kategorisinde Abant İzzet Baysal üniversitesi Gastronomi Bölümü öğrencisi Salih Yıldız Bolu’da birinci olurken bölge finalinde üçüncü oldu.

Yarışmada elde ettiği başarı konusunda özgün bir şiir ve daha özgün bir müzikle bu yarışmayı kazanmasının önemine vurgu yapan Yıldız düşüncelerini “Yarışmada birinci olan bu şiirin, diğer yarışmacıların okuduklarına göre farkı; daha önce hiç okunmamış, jürinin dahi bilmediği bir şiir olmasıydı. Benim için önemli olan sadece birincilik değildi. Daha özgün bir şiir daha özgün bir müzikle bu yarışmayı kazanmaktı. Ama bu özgünlük sadece farklılık değil, anlamda ifade etmeliydi. Ben bu anlamı geceleri imkan bulup biraz biraz okuduğum, gündüzleri temmuz sıcağında
ızgaranın başında ter içinde kendi kendime mırıldanırken buldum. şiirin anlamı sadece yazanda değildir, okuyanda bambaşka bir dilin lisanına çevirebilir şiiri. Sahnede şiiri okuyan değil anlatabilen kazanır. Anlatabilmek için anlamak, sindirmek gerekir.
Şair; benim gözümde aşkını, nefretini, sevgisini, üzüntüsünü uğradığı ihaneti haykırarak yazmıştı. ‘’koynundan senin artık çıkmam’’ diyordu savaş patladığında sevdiği kız. İnsanı yıkan vaatlerdir. Aslında vaatlerden çok girilen beklentilerdir. Her şeyden sonra o beklentilerin enkazıdır insanı yerle yeksan eden. Daha da kötüsü; insanın cehennemi, dışı tebessüm ederken yanmasıdır için için bu enkazın içinde. Hayat ise insanın muharebesi… Maalesef ki savaş bittiğinde koynu boş kalan şairdi. O da farkında mıydı bilemem, lakin bu acı dönüştürür insanı. Enkazın karanlığında,
ruhu alev alev yanarken aydınlanır insan. Dilerim hepimiz rasyonelliği barındıran beklentilerin ışığında yaşarız. Ya da vaatlerin getirdiği beklentilerden âri yaşamımıza devam ederiz.
Bu satırları kısa tutmak gerekir. Çünkü; her tarif bir tahriptir. Bir adım, bir gayret daha, bir şiir daha okunmalı dilimden, ‘’Sabırla’’ çıkıp, ‘’Yıldız’’ olarak inmeliyim sahneden” şeklinde ifade etti.

Sabri Yıldız’ın birinci olduğu şiir:

var mı bilen başıma seni saranlar arasında adını
mantık mı diyorlar idrak mısın hafıza mı
sahici bir şeysen eğer söyle bakalım
neydi sevgilinin koynuma kaçtığı tarih
yıllardan hangisiydi hangi mevsimdeydik ayın kaçıydı
koynummuş madem sevgilinin göz diktiği yer kaçmak için
incecik ürperişli gölgesi cismime neden kıydı
sor gücün sormaya yetiyorsa var mıymış
gönlümü bin parçaya böldüğünün bir sebebi
o yürek burkucu gençlik döngülerinde beni çark ettirişi
ses çürütüp bağrımda
böğrümden karaltı söktürüşü
niyeymiş boynumun tan yerine amade kılındığı silkinişler
türk ilinde fütur eylemeksizin la belle dame sans merci
sancak açsın diye mi
hatırla ikrar etmeye şayan bir hasıla var mı şimdi
hani savaş patladığında sevdiğim kız
koynundan senin artık çıkmam deyivermişti
bunu bir fısıltı halinde çarçabuk
ve yeminle söylemişti
yeminle çünkü yemindi olduran olduracak olanı
yemindi aşkın aşkla bakıştırıldığı sahra
o gün bu gündür savaş denildiğinde zira
yemin zamanlarından başka şey anlaşılmadı
ant içildi ahdedildi edildi muharebe
harbe girişin yemindi girildiyse nişanesi
öldürdük demiştiler ve bakmışlardı rakama
ne kadar yemin edildi o kadar kastedildi cana
savaş bitti
kır gezmelerinde bundan böyle şüphe çekmeyeceğiz
kime kalacak kırlara çıkmanın burun sızlatan anlamı
dinlemek zorunda değiliz muhallebicide
yabancı dilden anıştırmalarla yüklü kaçış
hikâyelerini mültecilerin
memur beyler neler karıştırdıysa şehir kulübünde
buraya kadardı
bu saatten sonra
briyantin saçlılara hiç kimse
göster eşkinli beygir vesikanı diyemeyecek
kanaviçe veya goblen
kime ne
arık fitil odam loş
savaş bitti koynum boş.


YORUMLAR

  1. Sefa dedi ki:

    Tebrikler Sabri kardeşim başarılarının devamını diliyorum